Flickr için Proxy: Katmanlar, API Kotası ve Paylaşımlı Kullanım
Flickr üç ayrı yüzü olan bir arşivdir: gezinilen web arayüzü, görsellerin servis edildiği statik medya adresleri ve programatik erişim için açılan genel API. Proxy kurulumunda bu üç yüz farklı davranır; kotanın neye bağlandığını bilmek, kapsamı doğru kurmak kadar önemlidir.
Katman haritasıAd çözümlemeden statik medyaya kadar isteğin geçtiği dört durak.
02
API ve kotaOran sınırının anahtara bağlanması ve çıkış değiştirmenin sınırı.
03
Statik medyaGörsellerin ayrı bir sunucu adından gelmesi ve bant genişliği etkisi.
04
Ekip düzeniArşiv yöneten ekiplerde rol, anahtar ve çıkış ayrımı.
Flickr’ı proxy arkasına almak isteyenler genellikle iki ayrı işten birini yapar: ya bir arşivi tarayıcıdan yönetir, ya da genel API üzerinden meta veri okur. Bu iki iş aynı altyapıya dokunur ama tamamen farklı kısıtlara tabidir.
Tarayıcı tarafında belirleyici olan kapsamdır. Sayfanın kendisi bir adresten, fotoğraflar ise *.staticflickr.com biçimindeki statik medya adreslerinden gelir. Proxy kuralı yalnızca birinciyi kapsıyorsa arayüz açılır, görseller gelmez.
API tarafında belirleyici olan kotadır. api.flickr.com/services/rest uç noktasına yapılan çağrılar, bağlandığınız adrese değil kullandığınız uygulama anahtarına işlenir. Bu ayrım, aşağıdaki bölümlerin çıkış noktasıdır.
Bir istek proxy arkasında hangi duraklardan geçer?
Bağlantı kurulmadan önce alan adı çözülür. Bu adımın nerede yapıldığı protokole bağlıdır: HTTP proxy üzerinden HTTPS isteğinde istemci CONNECT ile ana bilgisayar adını proxy’ye söyler ve çözümleme uzakta yapılır; doğrudan bağlantıda ad yerel çözücüde çevrilir. Ayrımın protokol tarafı için SOCKS5 ve DNS çözümleme yazısına bakabilirsiniz.
İkinci durak tünelin kurulmasıdır. Tünel açıldıktan sonra TLS el sıkışması istemci ile Flickr sunucusu arasında uçtan uca gerçekleşir; proxy yalnızca şifreli baytları taşır ve fotoğrafın içeriğini ya da oturum bilginizi göremez.
Üçüncü durak uygulama isteğidir: ister bir HTML sayfası ister bir REST çağrısı olsun, aynı kuralın altındadır. Buradaki tek fark istemcidir; tarayıcı bir sayfayı açarken onlarca yan istek üretirken bir betik tek bir çağrı gönderir. Dördüncü durak ise statik medyadır ve çoğu yanlış yapılandırmanın görünür hâle geldiği yer burasıdır.
Katmanları ayrı ayrı düşünmenin pratik faydası şudur: bir sorun çıktığında hangi katmanda olduğunuzu bilirseniz denenecek şeylerin sayısı dörtte bire iner. Ad çözümlenmiyorsa tünel hiç kurulmaz; tünel kurulmuyorsa uygulama isteği hiç gitmez; uygulama isteği başarılıysa ama sayfa eksikse sorun neredeyse her zaman son katmandadır.
Not
Bir görselin yalnızca bir bölümünü indiren Range istekleri ve yeniden yönlendirmeler, proxy günlüklerinde tek bir isteğin birden fazla satır üretmesine yol açar. Trafik sayarken bu ayrıntı fark yaratır.
ŞEMAFlickr isteğinin dört katmanı
Şemayı yatay kaydırarak inceleyebilirsiniz
Proxy kuralının hangi katmanlara değdiği, hem gizlilik hem de kapsam sonuçlarını belirler; statik medya katmanı en sık atlanan durak.
Genel API’de oran sınırı neye göre uygulanır?
Flickr’ın genel API’si uygulama anahtarıyla çalışır ve saatlik bir sorgu tavanı uygular. Kritik nokta şudur: bu tavan uygulama anahtarına işlenir. Çıkış adresinizi değiştirmek anahtarın kotasını çoğaltmaz.
Bu yüzden “daha fazla istek için daha fazla IP” yaklaşımı Flickr API’sinde beklenen sonucu vermez ve platform kurallarıyla da çelişir. Doğru yaklaşım, istek sayısını azaltmaktır: gereksiz alanları istememek, sayfa boyutunu büyütmek, sonuçları önbelleğe almak ve değişmeyen kayıtları tekrar sorgulamamak.
Hata davranışını okurken bir noktayı baştan bilmek gerekir. Flickr REST uç noktası uygulama düzeyindeki hataları çoğunlukla HTTP 200 gövdesinde bir hata zarfıyla bildirir; yalnızca HTTP durum koduna bakan bir istemci bu hataları başarı sanır. Zarfın içinde isteğin durumunu belirten bir alan ve sayısal bir hata kodu bulunur; istemcinin ilk yapması gereken, durum kodunu değil bu alanı denetlemektir. Aşağıdaki tablo, karşılaşacağınız yanıtları kaynaklarına göre ayırıyor: ilk üç satır Flickr’ın kendi zarfından, son üç satır ise ağ yolundaki bileşenlerden gelir.
Yanıt
Anlamı
İstemci davranışı
200 + hata zarfı
İstek ulaştı, uygulama düzeyinde reddedildi
Gövdedeki hata kodunu okuyun, yeniden denemeyin
200 + code 100
Geçersiz uygulama anahtarı
Anahtarı ve istek parametrelerini doğrulayın
200 + code 99
Yetki kapsamı yetersiz
Oturum yetkisini ve istenen kapsamı gözden geçirin
429 / 503
Kenar katmanı isteği kısıtlıyor (REST zarfı değil)
Kademeli artan bekleme uygulayın
407
Proxy kimlik doğrulaması eksik
Kullanıcı adı, parola ve yetkilendirmeyi kontrol edin
Zaman aşımı
Proxy veya ağ yolu yanıt vermiyor
Proxy kontrol aracıyla canlılığı ölçün
Koşullu istek ve önbellek
Kotayı korumanın en etkili yolu, aynı veriyi tekrar tekrar istememektir. Bir koleksiyonun meta verisi nadiren değişiyorsa, her çalıştırmada baştan sona sorgulamak yerine yalnızca değişen kayıtları izleyen bir yapı kurun. Yerel bir kopya tutup üzerine fark uygulamak, hem kota hem de süre açısından belirgin fark yaratır.
Eşzamanlı bağlantı sayısı ayrı bir kısıttır ve proxy tarafında da sınırlanabilir. İstekleri paralelleştirerek hızlanmaya çalışmak, kota tavanına daha erken çarpmaktan başka sonuç vermez. Konunun ayrıntısı eşzamanlı bağlantı limiti yazısında ele alınıyor.
Anahtar, çıkış ve kuyruk arasındaki bağ
Programatik erişimde dört kavram iç içe geçer: uygulama anahtarı, çıkış adresi, oturum yetkisi ve istek kuyruğu. Bunları ayrı ayrı düşünmek, sorunun nerede olduğunu hızla daraltır.
Anahtar kotayı taşır. Çıkış adresi ağ kimliğini belirler ve erişim engelleriyle ilgilidir. Oturum yetkisi, hangi özel içeriğe erişebileceğinizi tanımlar. Kuyruk ise isteklerin hangi hızda gönderildiğini yönetir ve pratikte en çok ihmal edilen parçadır.
İyi kurulmuş bir kuyruk üç şeyi birden yapar: istek hızını sabit bir tavanın altında tutar, hata alan istekleri kademeli artan aralıklarla tekrar dener ve tekrar denenmemesi gereken hataları ayırır. Kalıcı bir yetki hatasını yeniden denemek yalnızca kotayı tüketir; geçici bir ağ hatasını hiç denememek ise gereksiz veri kaybı üretir.
Sabit bir çıkış kullanmak, kurumsal ağlarda güvenlik duvarı kuralları ve erişim kayıtları açısından da avantajlıdır. ISP proxy veya datacenter proxy bu senaryoda yeterli olur; herkese açık meta veri okuma işlerinde ölçekli okuma için kurulan havuz yönetimi yaklaşımı da uygulanabilir.
ŞEMAAnahtar, çıkış, yetki ve kuyruk ilişkisi
Şemayı yatay kaydırarak inceleyebilirsiniz
Oran sınırı uygulama anahtarına işlenir; çıkış adresini değiştirmek kotayı çoğaltmaz. İstek hızını yöneten asıl parça kuyruktur.
Flickr arşiv çalışmalarınız için çıkış seçin
Arşiv yönetiminde sabit çıkış, hacimli meta veri okumasında geniş bant ve düzenli havuz yönetimi öne çıkar.
Residential proxyler, Datacenter Proxyleri, IPv6 ve ISP çözümlerimizden dilediğinizi seçin. Tüm planlar sınırsız seçenekler, %99,9 çalışma süresi, rotating proxyler, sticky oturumlar ve 7/24 destek sunar. Web scraping, reklam doğrulama, SEO izleme ve dijital veri toplama için idealdir.
ISP ProxyStatik ISP kayıtlı Türkiye IP'leri
ISP kayıtlı statik Türkiye IP'leri; veri merkezi hızını gerçek operatör itibarıyla birleştirir. Uzun oturumlu ve düşük pingli kullanım için idealdir.
Betik ortamında kapsam: ortam değişkenleri ve istisnalar
Tarayıcıda proxy bir ayar ekranından verilir; betikte kapsamı baştan siz kurarsınız. En yaygın yol ortam değişkenleridir: HTTP_PROXY ve HTTPS_PROXY giden istekleri yönlendirir, NO_PROXY ise belirli adresleri kuralın dışında bırakır. Adların büyük-küçük harf duyarlılığı araca göre değişir; bir araç yalnızca küçük harfli biçimi okurken bir diğeri ikisini de kabul eder.
Şema ayrımı ikinci ayrıntıdır ve en sık buradan hata alınır. Flickr istekleri HTTPS üzerinden gittiğinden belirleyici olan HTTPS_PROXY değeridir; yalnızca HTTP_PROXY tanımlanmış bir ortamda çağrılar proxy’yi hiç görmeden doğrudan çıkar. Süreç hata vermediği için bu durum sessizce ilerler: iş tamamlanır, ancak hiçbir istek beklediğiniz çıkıştan gitmemiştir.
Üçüncü parça istisna listesidir. İç ağ adreslerini ve yerel servis adlarını NO_PROXY kapsamına almazsanız kendi veritabanınıza ya da önbellek sunucunuza giden bağlantı da dış çıkışa yönlenir; sonuç, kaynağı kolay anlaşılmayan zaman aşımlarıdır. Ters yönde de risk vardır: fazla geniş bir örüntü yazmak, asıl yönlendirmek istediğiniz isteklerin listeye takılıp doğrudan gitmesine yol açar.
Sistem düzeyindeki karşılıklar için Ubuntu ve Linux proxy ayarları yazısı, değişkenlerin kalıcı biçimde nereye yazılacağını adım adım gösteriyor. Windows tarafında aynı işi ya sistem genelindeki ağ ayarı ya da süreç başına tanımlanan değişkenler üstlenir; tarayıcı profilleri ise bu değişkenleri hiç okumaz, kendi yapılandırmalarına bakar. Betikle tarayıcıyı aynı makinede çalıştırırken bu ayrımı unutmak, ikisinin farklı çıkışlardan gittiğini geç fark etmenize yol açar.
İpucu
Değişkenleri kendi kabuk oturumunuzda tanımlayıp işi arka planda çalışan bir servise yaptırmak yanıltıcıdır: servis kendi ortamını devralır ve sizin kabuğunuzdaki değeri hiç görmez. Ayarı, işi gerçekten çalıştıran birim neredeyse oraya tanımlayın.
Arşiv yöneten ekiplerde rol ve erişim ayrımı
Kurumsal bir arşivi birden fazla kişi yönetiyorsa, herkesin aynı erişim bilgisiyle çalışması kısa vadede pratik, uzun vadede sorunludur. Bir sorun çıktığında hangi oturumun sebep olduğunu ayırt edemezsiniz ve ekipten ayrılan bir kişi için tüm erişimi yenilemek gerekir.
Rol bazlı bir ayrım daha sürdürülebilirdir. Aşağıdaki tablo yaygın rolleri ve ihtiyaç duydukları erişimi özetliyor.
Rol
İhtiyaç duyduğu erişim
Önerilen ayrım
Arşiv editörü
Tarayıcıdan yükleme ve düzenleme
Kişiye özel giriş noktası, sabit çıkış
Geliştirici
API anahtarıyla meta veri okuma
Ayrı anahtar, ayrı kuyruk, ayrı günlük
Hukuk ve lisans
Lisans bilgisi doğrulama
Salt okunur erişim, düşük istek hacmi
Dış ajans
Belirli koleksiyonlara erişim
Süreli erişim, iş bitince iptal
Ayrımın ikinci faydası ölçüm tarafındadır. Her rol kendi giriş noktasını kullandığında, hacim ve hata sayıları da rol bazında okunabilir hâle gelir. Bir ayın faturası beklenenden yüksek çıktığında, bunun editör yüklemelerinden mi yoksa geliştirici tarafındaki bir döngüden mi geldiğini tahmin etmek zorunda kalmazsınız.
Kimlik doğrulama yöntemi seçimi bu ayrımın teknik karşılığıdır; seçenekler proxy kimlik doğrulama yöntemleri yazısında karşılaştırılıyor. Sabit oturum davranışı için rotating proxy ile statik çıkış arasındaki farkı bilmek gerekir: arşiv yönetimi rotasyon istemez, sabitlik ister.
Uyarı
Flickr’daki içeriklerin önemli bölümü belirli lisans koşullarıyla paylaşılır. Proxy üzerinden erişim, lisans şartlarını ve platformun kullanım koşullarını değiştirmez; indirme ve yeniden kullanım kararlarında bu koşullar bağlayıcıdır.
Kurumsal ağdan erişim: izin listeleri ve süreklilik
Kurumsal ortamda proxy talebi çoğu zaman gizlilikten değil yönetimden doğar. Şirket ağından çıkan trafiğin bilinen tek bir adresten görünmesi istenir; bu hem denetim kayıtlarını okunur kılar hem de karşı tarafta referans alınabilecek sabit bir kimlik yaratır. Arşiv işlerinde bu kimlik, bir koleksiyona kimin hangi kapsamda dokunduğunu sonradan izlenebilir kılar.
İzin listeleri bu ihtiyacın en somut hâlidir. Bir iş ortağının sistemine ya da kendi iç servisinize dışarıdan erişiyorsanız, adresi değişmeyen bir çıkış karşı taraftaki kural yönetimini basitleştirir. Rotasyonlu bir havuz burada tam ters etki yapar: her yeni adres listenin dışında kalır ve erişim, öngörülemeyen anlarda kesilir.
Erişim yönteminin seçimi ekibin nerede çalıştığına bağlıdır. IP yetkilendirme ofis içinde pratiktir, çünkü tanımlanacak tek bir adres vardır; evden çalışan biri içinse abonelik adresi değiştiğinde erişim düşeceğinden kullanıcı adı-parola yöntemi daha uygundur. İki yöntemi aynı hesapta ayrı giriş noktalarına bağlamak her iki grubu da rahatlatır; giriş noktalarının mimarisi gateway mimarisi yazısında anlatılıyor.
Kullanılan çıkış adresini ve onu hangi ekibin kullandığını tek bir yerde kayıtlı tutun.
İzin listesi verdiğiniz her karşı tarafı, adres değişikliğinden önce haberdar edin.
Ofis içi ve uzaktan çalışan için ayrı giriş noktası tanımlayın.
Gece boyunca çalışan bir toplama işi planlıyorsanız süreklilik taahhüdünü de baştan netleştirin: çıkış kesildiğinde işin durması mı, beklemesi mi yoksa kaldığı yerden devam etmesi mi gerektiği önceden kararlaştırılmalıdır. Sağlayıcı taahhütlerinin nasıl okunacağını uptime ve SLA yazısı açıklıyor.
Statik medya adresleri ve bant genişliği muhasebesi
Flickr fotoğrafları farklı boyutlarda türetilmiş dosyalar hâlinde saklar ve bunları ana alan adından ayrı bir statik medya adresinden servis eder. Bu ayrım performans için mantıklıdır: statik içerik önbelleğe uygun, dinamik sayfa değildir.
Proxy açısından iki sonucu vardır. Birincisi kapsam: yalnızca ana adresi kapsayan bir kural, görselleri yönlendirmez. İkincisi maliyet: hacim bazlı ücretlendirilen bir çıkışta faturayı büyüten şey sayfalar değil, indirilen fotoğraflardır. Yüksek çözünürlüklü bir arşivi tararken bu fark hızla büyür; hesaplama yöntemi için bant genişliği hesaplama yazısına bakın.
Üçüncü bir sonuç günlük tarafındadır. Statik medya istekleri sayıca kalabalıktır: tek bir galeri sayfası düzinelerce görsel isteği üretebilir. Proxy günlüklerini okurken satır sayısına bakıp “çok fazla istek yapılmış” sonucuna varmak bu yüzden yanıltıcıdır; anlamlı ölçüt satır sayısı değil, taşınan hacim ve yapılan API çağrısı sayısıdır.
Boyut türevleri burada elinizdeki en güçlü kaldıraçtır. Bir küçük resim ile tam çözünürlüklü bir dosya arasındaki hacim farkı büyüktür; önizleme veya sınıflandırma amaçlı bir iş için en büyük türevi indirmek gereksiz maliyet üretir. İş akışını “önce en küçük türev, gerekiyorsa büyüğü” biçiminde kurmak çoğu projede en belirgin tasarrufu sağlar.
Meta veri okumak ile dosya indirmek arasındaki farkı baştan planlamak da aynı ölçüde etkilidir. Çoğu iş akışında önce meta veri toplanır, yalnızca gereken kayıtların görselleri indirilir; bu sıralama hem kotayı hem hacmi korur.
Kurulum ve doğrulama sırası
Kurulumda sıra, sonucun güvenilirliğini belirler. Önce kuralın nereye yazılacağına karar verilir, sonra çıkış doğrulanır, ardından sızıntı ölçülür, en son kota ve hata davranışı izlenir.
Tarayıcı tarafında DNS leak testi ve WebRTC leak testi birlikte çalıştırılmalıdır; ikisi farklı katmanlara bakar. Çıkış adresinin ve ülkesinin beklediğiniz gibi olduğunu IP adresim aracıyla görebilirsiniz.
İstemci kitaplıkları
API çağrılarını bir betikten yapıyorsanız proxy ayarı genellikle ortam değişkeni veya kitaplığın kendi parametresiyle verilir. Çoğu kitaplık ortam değişkenlerini otomatik okumaz ya da yalnızca belirli şemalar için okur; bu yüzden ayarı açıkça vermek en güvenli yoldur. Ayarın gerçekten uygulandığını, betiğin gördüğü çıkış adresini bir kez yazdırarak doğrulayın. Örnek bağlantı bilgisi biçimi proxy.example.com, port 8080, kullanıcı adı username ve parola password şeklindedir; gerçek değerler panelinizde yer alır.
Doğrulama tek seferlik bir iş değildir. Çıkış türünü değiştirdiğinizde, yeni bir lokasyona geçtiğinizde veya kitaplığı güncellediğinizde aynı dört adımı tekrarlayın. En sık yaşanan sürpriz, aylardır sorunsuz çalışan bir kurulumun küçük bir güncellemeden sonra sessizce proxy’yi atlamaya başlamasıdır.
ŞEMAKurulum ve doğrulama adımları
Şemayı yatay kaydırarak inceleyebilirsiniz
Adımların sırası sonucun güvenilirliğini belirler; çıkış doğrulanmadan yapılan sızıntı testi yanıltıcı olur.
Ne zaman proxy gerçekten gerekli değildir?
Kendi arşivinizi kendi ülkenizden, tek bir hesapla yönetiyorsanız araya proxy koymanın kazandırdığı bir şey yoktur; yalnızca bir durak ve bir arıza noktası eklenir.
Proxy anlamlı hâle geldiği durumlar bellidir: kurumsal ağdan sabit ve kayıtlı bir adresle çıkmak, bir koleksiyonun farklı bölgelerde nasıl göründüğünü doğrulamak, ekip üyelerinin erişimini ayrıştırmak ve herkese açık meta veriyi düzenli aralıklarla toplamak. Bu senaryoların ortak yanı, proxy’nin bir hız aracı değil bir kimlik ve erişim aracı olarak kullanılmasıdır.
Bu senaryolarda karar iki başlıkta toplanır: kaç ayrı çıkış adresine gerçekten ihtiyaç duyulduğu ve hangi taşıma protokolünün işi karşıladığı. Arşiv yönetiminde cevap genellikle azdır ve sadedir: tek bir sabit çıkış ile HTTPS tüneli çoğu ekibin ihtiyacını karşılar. Kararı verirken tek soru yeterlidir: proxy olmadan yapamadığınız somut bir şey var mı? Cevap hayırsa, katmanı eklememek en iyi yapılandırmadır.
Flickr proxy kullanımı hakkında sorular
01Proxy kullanınca API kotam artar mı?
Hayır. Saatlik sorgu tavanı uygulama anahtarına işlenir, çıkış adresine değil. Farklı adreslerden bağlanmak kotayı çoğaltmaz; doğru yaklaşım istek sayısını azaltmak ve sonuçları önbelleğe almaktır.
02Küçük önizlemeler geliyor ama tam çözünürlüklü dosya açılmıyor, sebebi ne?
Flickr aynı fotoğrafı farklı boyut türevleri hâlinde saklar ve hepsini *.staticflickr.com altındaki adreslerden servis eder. Küçük türevlerin gelip büyük türevin gelmemesi çoğu zaman kapsamla değil süreyle ilgilidir: küçük dosya tek bir yanıtta biter, büyük dosya ise uzun süren bir aktarımdır ve yoldaki ilk boşta kalma zaman aşımında kesilir. Ayrımı proxy günlüğünden okuyabilirsiniz; küçük türev tek satır bırakırken büyük türev Range istekleri ve yeniden yönlendirmeler yüzünden aynı dosya için birden fazla satır üretir. Satırlar başlayıp yarıda kesiliyorsa zaman aşımı süresini yükseltin; hiç başlamıyorsa istek kuralın kapsamına girmiyordur.
03Rotating proxy arşiv yönetimi için uygun mu?
Genellikle değildir. Oturum açılan ve içerik düzenlenen işlerde sabit çıkış tercih edilir. Rotating proxy herkese açık veriyi ölçekli okuma senaryolarına daha uygundur.
Hayır. HTTPS bağlantısında proxy şifreli bir tünel taşır ve içeriği çözemez. Görülebilen şey, bağlandığınız ana bilgisayar adı ve aktarım hacmidir. Bu nedenle sağlayıcı seçimi yine bir güven kararıdır.
05Betikten yaptığım isteklerde proxy ayarı neden uygulanmıyor?
Çoğu kitaplık ortam değişkenlerini otomatik okumaz veya yalnızca belirli şemalar için okur. Kitaplığın kendi proxy parametresini açıkça verin ve betiğin gördüğü çıkış adresini bir kez yazdırarak doğrulayın.
06Hacimli indirme yaparken maliyeti nasıl kontrol ederim?
Önce meta veriyi toplayıp yalnızca gerekli kayıtların görsellerini indirin, mümkün olan en küçük boyut türevini seçin ve tekrarlı indirmeleri önbellekle engelleyin. Hacim bazlı çıkışlarda fatura sayfalardan değil, fotoğraflardan büyür.
07İstekleri paralelleştirirsem daha hızlı bitirir miyim?
Bir noktaya kadar evet, sonrasında hayır. Saatlik tavan aynı kaldığı için paralellik yalnızca tavana daha erken çarpmanızı sağlar. Ayrıca proxy tarafındaki eşzamanlı bağlantı sınırı devreye girerse hata oranı artar ve toplam süre uzayabilir.
08Kurumsal ekipte IP yetkilendirme mi, kullanıcı adı-parola mı?
İkisi bir arada kullanılabilir: ofis ağı için sabit adres yetkilendirmesi, sahadaki ve evden çalışanlar için kullanıcı adı-parola. Belirleyici soru, bağlanan kişinin adresinin sabit olup olmadığıdır. Yöntemlerin ayrıntılı karşılaştırması ve hangi rolün hangisine uyduğu, yukarıdaki rol ayrımı bölümünde ele alınıyor.
09Kendi veritabanıma giden bağlantılar neden zaman aşımına uğruyor?
Ortam değişkeniyle tanımlanan bir proxy, istisna verilmediğinde yerel ve iç ağ adreslerini de dış çıkışa yönlendirir. İç adresleri ve servis adlarını NO_PROXY kapsamına alın; aksi hâlde kendi sunucunuza giden istek de dışarıya çıkmaya çalışır ve yanıtsız kalır.